top of page
NousLab
NousLab
nouslabco
27 Nis

***Bazen iyileşmek,yeni biri olmak değildir.

Kendine geri dönmektir.***


Bazı acılar ses çıkarmaz.

Bazı yaralar kanamaz.

Kimse duymaz, görmez onları.


Sen hayatına devam edersin.

Gülümsersin.

Çalışırsın.

Güçlü görünürsün.

Ve herkes iyi olduğunu sanır.


Ama bazı yaralar

tam da kimsenin görmediği yerde yaşar.

İçeride.

Sessizce.


Bazen,

bir eksiklik gibi.

Bazen,

nedenini bilmediğin bir yorgunluk gibi.

Bazen de

kimseye anlatamadığın o derin yalnızlık gibi..


Ve zamanla insan

acısıyla yaşamayı öğrendiğini sanıyor.


Oysa bazen sadece acıyla özdeşleşiyor.


Yarasını kendisi sanıyor.

Kırılmış yerlerini kimliği yapıyor.


Ve belki

en büyük yorgunluk da burada başlıyor.


Çünkü hep onarmaya çalışıyorsun.

Düzeltmeye.

Toparlamaya.

Dayanmaya.


Hayatta kalmaya..


Ama…

ya iyileşmek bütün bunlardan başka bir şeyse?


Ya iyileşmek

yarasız biri olmak değilse?


Ya sadece

o yaranın ötesinde

hâlâ yaşayan kendini hatırlamaksa?


Çünkü sen

başına gelenler değilsin.


Taşıdığın acılar değilsin.


Korkuların değilsin.


Ve belki en çok bunu unutmak yaraladı seni.


Belki şifa…

kendinle savaşmayı bırakınca başlıyor.

Kendine sert olmayı bırakınca.

İçindeki o incinmiş yere

ilk kez şefkatle bakınca..


Çünkü bazen iyileşmek

yeniden güçlü olmak değildir.


İlk kez yumuşayabilmektir.

İlk kez düşmeden durabilmektir.

İlk kez korunmadan sevebilmektir.


İlk kez "eve dönmek" gibi hissetmektir..


Kendine...


Ve belki bütün dönüşüm

çok daha sessiz bir yerde başlıyor:

“Ben bozuk değilim.”

“Ben eksik değilim.”


“Ben sadece çok yoruldum.”


Ve belki…

iyileşmek,

uzun zamandır kayıp sandığın

kendine,

yeniden kavuşmaktır..


E.G.

bottom of page